Her yıl Oscar gecesinde yarışan filmler ve oyuncuların arasında, rekabetin dışında duran özel bir ödül vardır: Onursal Akademi Ödülü, yani Onursal Oscar. Bu ödül belirli bir filme değil, bir sanatçının tüm kariyerine ya da sinemaya katkısına verilir. Akademi’nin ilk töreninden (1929) beri var olan bu gelenek, kimi zaman bir ustaın ömrünü taçlandıran duygusal bir an, kimi zaman da “neden daha önce vermediniz?” sorusunu akıllara getiren geç kalmış bir itiraf olur.

Chaplin’in Dönüşü: 12 Dakikalık Alkış

Onursal Oscar’ın en unutulmaz anı, 1972’de yaşandı. Yaklaşık yirmi yıl Amerika’dan uzak kalan Charlie Chaplin, 44. Akademi Ödülleri töreninde onursal ödülünü almak için sahneye çıktığında, salondaki herkes ayağa kalktı. Yaklaşık 12 dakika süren bu alkış, Oscar tarihinin en uzun ayakta alkışı olarak kayıtlara geçti. Ödülün gerekçesi, Chaplin’in “sinemayı bu yüzyılın bir sanat biçimi haline getirmekteki hesaplanamaz etkisi”ydi. Makine çağını anlatan Modern Times incelememizde onun dehasına daha yakından baktık.

Dünya Sinemasına Açılan Bir Kapı

Onursal Oscar, aynı zamanda Hollywood’un kendi dışındaki dünyaya saygı duruşudur. İngilizce dışı filmler yapan pek çok usta, kariyerlerinin ilerleyen dönemlerinde bu ödülle onurlandırıldı. Japon sinemasının dev ismi Akira Kurosawa, 1990’da George Lucas ve Steven Spielberg’in elinden onursal ödülünü aldı — Batılı iki yönetmenin bir Japon ustaya saygı sunması, sinemanın evrenselliğinin güzel bir simgesiydi. Kurosawa’nın serüvenini merak edenler yönetmen portremize göz atabilir.

“Kaybedenlerin” Ödülü mü?

Onursal Oscar’ın gölgeli bir tarafı da vardır: Bir sanatçıya onur ödülü vermek, çoğu zaman onun rekabetçi kategorilerde yeterince ödüllendirilmediğinin örtük bir itirafıdır. Bunun en çarpıcı örneği Alfred Hitchcock’tır: En İyi Yönetmen dalında beş kez aday gösterilmesine rağmen bu ödülü hiçbir zaman kazanamadı. Akademi bu haksızlığı, ona 1968’de verdiği Irving G. Thalberg Onur Ödülü ile telafi etmeye çalıştı. Bu durum, ödüllerin bile bazen tarihe düşülmüş bir dipnot, geç kalmış bir vicdan hareketi olduğunu gösterir.

Sizce onur ödülleri haklı bir taltif mi, yoksa Akademi’nin geçmişteki hatalarını örtmenin bir yolu mu? Bir “onursal Oscar” hak ettiğini düşündüğünüz ismi yorumlarda yazın.

Bunlar da ilgini çekebilir


Yeni yazılardan haberdar ol

Yorum bırakın