🎬 Kısaca
Hirokazu Kore-eda’nın 2018 Cannes Altın Palmiye ödüllü Hırsızlar Ailesi (Shoplifters) filmi üzerinden, yönetmenin “seçilmiş aile” ve toplumsal görünmezlik temalarını ele alan bir yazı.
Hırsızlar Ailesi (Manbiki Kazoku), Hirokazu Kore-eda’nın yazıp yönettiği 2018 yapımı Japon dramasıdır. Tokyo’nun kıyısında köhne bir evde yaşayan, kan bağıyla değil ihtiyaç ve şefkatle bir araya gelmiş beş kişilik bir aileyi anlatır. Baba Osamu, günlük işlerde çalışırken oğulluğu Shota’ya mağazalardan ufak eşyalar çalmayı öğretir; bu, ailenin geçim yollarından yalnızca biridir. Film, 2018 Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye kazanarak Kore-eda’yı 21 yıl aradan sonra bu ödülü alan ilk Japon yönetmen yapmıştır. Kore-eda’nın filmografisinde sık sık karşımıza çıkan bir soruyu burada yeniden soruyoruz: bir aileyi aile yapan kan mıdır, yoksa birlikte kurulan yaşam mı?
Yoksulluğun Görünmez Yüzü
Kore-eda senaryoyu yazarken Japonya’daki yoksulluk ve mağaza hırsızlığı haberlerinden yola çıkmış, filmi 2015’teki ekonomik durgunluğun pek çok kişiyi yoksulluğa sürüklediği bir dönemin izleriyle şekillendirmiştir. Ailenin üyeleri, toplumun kayıt dışı bıraktığı, resmî sistemin görmediği kişilerdir: emekli maaşı sahte biçimde tahsil edilen bir büyükanne, güvencesiz işlerde çalışan yetişkinler, nüfus kaydı bile olmayan bir çocuk. Yönetmen bu görünmezliği yargılamadan, sıcak ama ayık bir bakışla kaydeder.
Kan Bağı Olmadan Kurulan Bağlar
Filmin merkezinde, dövülmüş küçük bir kızı sokaktan alıp evine getiren ailenin ona kurduğu bağ yer alır. Kore-eda burada geleneksel aile tanımını tersine çevirir: biyolojik bağın garanti etmediği şefkati, seçilmiş bir birliktelik sağlar. Ancak bu seçim kırılgandır — yasanın gözünde bu aile bir suç ortaklığından ibarettir ve film, toplumsal kurumların gayri resmî dayanışma biçimlerini nasıl cezalandırdığını sorgular.
Kore-eda’nın Sakin Kamerası
Yönetmen, dramatik anları büyütmek yerine gündelik ayrıntılarda —bir tabak erişteyi paylaşmakta, plaj kenarında oturmakta— duygusal ağırlığı sabırla biriktirir. Kamerası çoğunlukla sakin ve mesafeli durur, seyirciyi yargılamaya değil gözlemeye davet eder. Bu yaklaşım, filmin final sahnelerindeki duygusal kırılmayı çok daha güçlü kılar.
Fragman
Sheffield’ın işçi sınıfı karakterlerini toplumsal dönüşüm karşısında konumlandıran The Full Monty incelememizde benzer bir soruyu farklı bir coğrafyada sormuştuk. Peki siz, bir aileyi tanımlayan şeyin kan mı yoksa birbirine kayıtsız kalmamayı seçmek mi olduğunu düşünüyorsunuz?
İlgili Yazılar
Sık Sorulan Sorular
Hırsızlar Ailesi kimin filmi?
Hirokazu Kore-eda (2018).
Ne kazandı?
2018 Cannes Altın Palmiye.
Ana teması nedir?
Kan bağı olmayan “seçilmiş aile” ve yoksulluk.

Yorum bırakın